15 Feb
15Feb

İşsizlik bazen sadece işin kaybı değildir.

Bazen zamanın, ritmin ve “ben kimim?” sorusuna verilen cevabın askıya alınmasıdır.

Ajandada boş kalan satırlar, ilk başta özgürlük gibi görünür;

sonra insanın içine doğru büyüyen bir boşluğa dönüşebilir.


İş = Kimlik Bağı

Psikoloji ve sosyoloji literatürü, işin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, kimlik inşasının temel sütunlarından biriolduğunu söyler. Sosyal psikologlara göre birey, kendini anlatırken süreklilik ihtiyacı duyar; iş bu sürekliliği sağlar.“Ne iş yapıyorsun?” sorusu, modern dünyada doğrudan “Sen kimsin?” anlamına gelir.

Bu cevap ortadan kalktığında, kişi hâlâ aynı insan olsa bile, kendini anlatacağı dil eksilir. Bu da içsel bir çözülme hissi yaratır.


Ekonomik Sıkışma ve Zihinsel Daralma

Davranışsal ekonomi ve bilişsel psikoloji alanında yapılan çalışmalar, ekonomik belirsizliğin zihinsel kapasiteyi daralttığını ortaya koyar. Maddi kaygı arttıkça beyin gelecek planlamasını kısar, dikkati bugüne sabitler.Bu bir karakter meselesi değildir.

Bu, beynin hayatta kalmaya öncelik veren biyolojik bir tepkisidir.Bu yüzden işsizlik döneminde insanlar:

  • büyük kararlar almakta zorlanır
  • riskten kaçınır
  • hayal kurmakta isteksizleşir

Bu durum tembellik değil, zihinsel yüklenmenin sonucudur.


Boşlukta Kalmak: Hareketsizlik mi, Donakalma mı?

Dışarıdan bakıldığında işsiz kişi “boş” görünür. Oysa içeride yoğun bir baskı vardır. Yapılması gerekenler bellidir ama başlanamaz. Psikolojide bu duruma donakalma tepkisi (freeze response) denir.Zihin, aşırı belirsizlik karşısında hareketi değil, durmayı seçer.

Bu, kişinin kendini koruma biçimidir.


İşin Oyalayıcı İşlevinin Kaybı

İş, yalnızca üretim alanı değil, aynı zamanda zihni dağıtan bir yapıdır. Günlük rutin, bazı varoluşsal soruları ertelemeye yarar. İş ortadan kalktığında, ertelenmiş sorular bir anda sahneye çıkar:

  • Ben gerçekten ne istiyorum?
  • Bu hayatta doğru yerde miydim?
  • Bundan sonra ne olacak?

Bu soruların ağırlığı, işsizliği yalnızca ekonomik değil, varoluşsal bir deneyim haline getirir.


Yalnızlaşma ve Seçimlerin Değişmesi

İşsizlik süreci, sosyal ilişkileri de sessizce dönüştürür. Gelir kaybı, utanç duygusu ve geri çekilme birleştiğinde kişi yalnızlaşabilir. Bu yalnızlık bazen bilinçli, bazen fark edilmeden gelişir.Bu dönemde yapılan seçimler de farklılaşır. Normalde tercih edilmeyecek yollar, geçici tutunma alanları gibi görünebilir. Burada mesele ahlaki değil, varoluşsaldır: İnsan boşlukta kalmaktansa, tutunacak bir şey arar.


Sanat, Üretim ve Lüks Algısı

Ekonomik daralma dönemlerinde sanat ve üretim alanları hızla “lüks” kategorisine itilir. Bu da üretici için derin bir kırılma yaratır: Üretilen şey değerlidir ama satılabilir değildir.Bu noktada değer ile piyasa arasındaki kopukluk, zamanla bireyin kendilik algısına sızar. Oysa sorun üretimde değil, ekonomik bağlamdadır.


Psikolojik Soru İşaretleri

Bu süreçte sıkça şu soru sorulur:

“Bu yaşadıklarım psikolojik bir sorun mu?”Klinik psikolojiye göre her zorlanma patoloji değildir. Belirsizlik, kayıp ve yönsüzlük dönemleri insan yaşamının doğal parçalarıdır. Ancak bu durum uzun süreli işlev kaybına yol açıyorsa, destek almak anlamlı hale gelir.Buradaki ayrım şudur:

Destek almak, bozuk olmak değil; süreci doğru okumaya çalışmaktır.Bu bakış, özellikle varoluşçu psikolojide güçlüdür.

Viktor Frankl, insanın anlamını kaybettiği anlarda yaşadığı boşluğu “varoluşsal vakum” olarak tanımlar.


Hayatta Kalma Modu

İşsizlik birçok insanı hayal kurma alanından çıkarıp hayatta kalma moduna sokar. Bu modda hedefler küçülür, beklentiler sadeleşir. Bu bir gerileme değil, psikolojik bir savunma biçimidir.İnsan zihni, daha büyük yıkımları önlemek için enerjiyi minimumda tutar.


Bu Durumun İçindeysen 

Eğer bu boşluğun içindeysen şunları bilmek önemli:

  • Şu an dar düşünmen, senin yetersizliğin değil; sisteminin yük altında olmasıdır.
  • Hareketsizlik bazen ilerleyememek değil, kendini korumaktır.
  • Kimliğin, şu an yaptığın işle sınırlı değildir; sadece o etiket askıdadır.

Bu dönem “çözülmesi gereken bir sorun” değil, taşınması gereken bir süreç olabilir.

İşsizlik geçici olabilir.

Ama yarattığı kimlik boşluğu, insanın kendine bakışını kalıcı olarak değiştirebilir.Ajandadaki boş satırlar korkutucudur.

Ama bazen hayat, ancak orası boşken yeniden yazılabilir.


Sevgiyle

PB

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.