06 Sep
Gölgenizle Mi Sevgili Oluyorsunuz? İlişkisel Döngüyü Kırma Yolu

Geçen gün bir şarkı dinliyorum... Hani olur ya, insanın içine oyan, ağır sözleri olan, dinledikçe insanı kendi içinde bir yerlere çeken şarkılardan. Eskiden olsa o duyguya gömülür, o sözlerden kendime devasa anlamlar çıkarır, günlerce o ağır havanın içinde kalırdım. Ama fark ettim ki artık dinlerken bile zorlanıyorum. İçimden bir ses çok net bir şekilde şunu söylüyor: "Yok ya, kendine bu kadar yüklenmeye, bu kadar anlam yüklemeye gerçekten gerek yok."

Çünkü insan gerçekten ne yapıyorsa kendi kendine yapıyor.

Siz de bunu fark ediyor musunuz? 

Dönemsel olarak hayatımıza giren kişilerin profilleri değişiyor, isimler değişiyor, tavırlar değişiyor... Ama günün sonunda hissettiğimiz o tanıdık zihinsel döngü, o içsel sıkıntı hiç değişmiyor. Bir iletişim başlıyor; belki iki gün sürüyor, belki iki yıl. Sonra bir pürüz çıktığında ya da o ilişki bittiğinde zihnimizde aynı kaset dönmeye başlıyor: "Ben nerede yanlış yaptım? Niye yine tam istediğim gibi olmadı? Niye hep aynı şeyleri yaşıyorum?"

Diğer Kişinin Dünyadan Haberi Yokken Siz Ne Yaşıyorsunuz?

Biriyle küçücük bir iletişim kursak bile hemen kafamızda senaryolar üretmeye, bir şeylere takılmaya başlayabiliyoruz. İşin ilginç yanı; karşı taraf büyük ihtimalle kendi hayatını yaşamaya devam ediyor, dünyadan haberi yok. Ama siz kendi içinizde dev bir savaş veriyorsunuz.

Geçenlerde Gölgesinde Parlayan kitabımı okuyan lise çağındaki bir öğrencim bana ne dedi biliyor musunuz? "Hocam, bu bahsettiğiniz Drama Üçgeni ne kadar önemli bir teknikmiş. Meğer biz bunu hayatımızda ne kadar çok yaşıyormuşuz..."Lisedeki bir gencin bile yakaladığı o nokta, aslında hepimizin ilişkilerdeki kilit yeri.

Sistem şöyle işliyor: Hayatımıza giren kişi aslında sadece bir aracı. Gelip bizim içimizdeki görünmeyen bir yaramıza dokunuyor. O yara tetiklendiği an, farkında olmadan Karpman Drama Üçgeni'ne çekiliyoruz. Anında Kurban oluyoruz ("Sürekli ben çabalıyorum"), Zorba oluyoruz ("Zaten kimse beni anlamıyor") ya da Kurtarıcı rolüne soyunuyoruz ("Onu da ben kurtarmazsam mahvolur"). Karşı taraf bize bir şey yapmıyor; biz o bilinçdışı döngünün içinde kendi kendimizi hırpalıyoruz.

Göğsünüzün Ortasına O Ağırlık Çöktüğünde...

Peki o an bedende ne oluyor? Beden hisleri çok kuvvetli biri olarak bunu çok iyi biliyorum: Göğsünüzün tam ortasına, tam tabiriyle bir öküz oturuyor. Nefes almakta bile zorlandığınızı hissediyorsunuz.

İşte orada yapılan en büyük hata, o duygudan kaçmaya çalışmak ya da "Allah'ım niye böyle oldu?" diyerek zihinde o loop'u (döngüyü) sürekli tekrar etmek. O ağırlık oraya oturduysa, yapacak bir şey yok; kalkmayacak. Belli ki onun orada bir süresi var. Önemli olan üstünü kapatmak, onu yok saymak değil; onunla kalabilmek. O hissin bedeninizden geçip gitmesine izin vermek.

Yıllar önce 3-4 yıllık bir ilişkim bittiğinde, çevremdekiler bana "İş yerini, dersleri bir hafta kapat, git bir kafanı dinle"demişlerdi. "Hayır" demiştim, "Hiç gerek yok." Çünkü hayat devam ediyordu. Benim yolum, üreterek, hareket ederek, hayatın akışında kalarak o süreci dönüştürmekti. Herkesin ilacı farklıdır. Önemli olan kaçmadan, bastırmadan ama o duyguya da teslim olmadan dengede kalabilmek.

İlişki Bir Zorunluluk Değil, Bir Eşliktir

Bugüne kadar okuduğum tüm kaynaklarda ve kendi içselleştirdiğim yaşam tecrübesinde gördüğüm tek bir gerçek var: Sen kendi kendine tam ve bütün olmak zorundasın.

Eğer "Hayatımda illa biri olsun", "Bir gelsin de beni tamamlasın" eksikliğiyle bu yaşamın içinde akıyorsan; tek gayen hayatına birini almaksa, işte orada büyük pürüzler başlıyor. En ufak bir problemde ayağın kayıyor, düşüyorsun ve bütün hayat senin için duruyor. Ama sen kendi merkezinde durduğunda, kendi kendinle ilişkin güçlü olduğunda, yanına gelen insan senin "kurtarıcın" değil, sadece hayat yolundaki "eşlikçin" oluyor.

Kendi Yaşamının Yaratıcısı Olmaya Hazır Mısın?

Eğer sen de ilişkilerinde benzer profilleri çekiyorsan, sürekli aynı duygusal sonlarla karşılaşıyorsan ve "Ben bu döngüyü artık kırmak, kendi gölgemle yüzleşip özgürleşmek istiyorum" diyorsan; senin için harika bir yol haritası hazırladım.Tüm bu anlattığım psikodinamik temelleri, Şema Kimyası'nı, Drama Üçgeni'nden Güçlenme Dinamiğine (TED*) geçiş adımlarını ve somatik pratikleri adım adım işlediğim "Tekrarlayan İlişkisel Döngüler ve Gölge Entegrasyonu"uygulamalı rehber defterim satışta!

Bu rehberde sadece teorik bilgi okumuyorsunuz; kendi geçmiş ilişki envanterinizi çıkarıyor, tetiklendiğiniz noktaları deşifre ediyor, bağ özgürleştirme meditasyonu ve öz-şefkat yazım pratikleriyle kendi merkezinize geri dönüyorsunuz.

Kendi yaşamınızın Yaratıcısı olmak, geçmişin yüklerini serbest bırakmak ve daha derin bir farkındalıkla öz-bütünlüğünüzü kazanmak isterseniz; rehbere aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

https://www.shopier.com/plnbgra/49730410

SEVGİYLE

PB

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.