24 May
24May

Hayatın koşturmacası içinde kendimize ayırdığımız o küçük anlar, aslında ruhumuzu besleyen en büyük alanlara dönüşebilir. "Kakaolu Sohbetler" serimizin bu 4. haftasında, hem bir bütünleşme yolculuğuna çıkıyoruz hem de zihinleri kurcalayan o meşhur sorunun yanıtını arıyoruz: Her gün evde içtiğimiz kakao ile saatler süren kakao seremonileri arasında ne fark var?Eğer siz de kakaonun şifalı dünyasıyla yeni tanışıyorsanız ve bu bitkinin günlük yaşamdaki sürdürülebilir gücünü merak ediyorsanız, gelin kalbimizi ve zihnimizi bu tatlı farkındalığa açalım.


Bir kakao seremonisi, sadece bir içecek tüketme anı değildir. Genellikle profesyonel bir alan tutucu (kolaylaştırıcı)eşliğinde yapılan, ortalama 3 saat süren derin bir şifa seansıdır.

Seremonilerde genellikle 30-40 gram gibi yüksek dozda ritüelik kakao kullanılır.

Bu alanlar, teslimiyeti ve taşınmayı deneyimlediğimiz yerlerdir. Kendim de bir alan tutucu olmama rağmen, başka bir uzmanın açtığı seremonilere katılmayı çok önemserim. Çünkü orada kendinizi güvenli bir rehberliğe bırakır ve derin bir içsel dönüşüm yaşarsınız.


Günlük Kakao Kullanımı ve Sürdürülebilir 

Şifa

Peki, kakao sadece bu büyük ve gizemli seremonilere mi sıkışıp kalmalı? Kesinlikle hayır! Kakaonun asıl mucizesi, onu günlük hayatımızın sürdürülebilir bir parçasıhaline getirebilmemizde saklıdır.Günlük pratiklerimizde her gün büyük aydınlanmalar yaşamayı beklemeyiz. Amaç, her sabah veya gün ortasında kendimize şu soruyu sormak için bir çapa oluşturmaktır: "Bugün nasılım ve şu an neye ihtiyacım var?"


Azı Kar, Çoğu Kar: Günlük Kakao Dozu Ne Olmalı?

Günlük kullanımda seremonilerdeki gibi yüksek dozlara ihtiyacımız yoktur. 10-12 gramlık küçük ölçekler veya benim kendi pratiklerimde sıklıkla uyguladığım gibi 2 tatlı kaşığı kaliteli kakao, o frekansı yakalamanız ve kakaonun ruhuyla bağ kurmanız için tamamen yeterlidir. Bu sayede hem kakaonun kullanım süresini uzatabilir hem de bedeninizi yormadan şifalanabilirsiniz.


Beden ve Ruhun Dengesi

Kakao, magnezyum başta olmak üzere muazzam bir vitamin ve mineral deposudur. Hücrelerimizi beslerken salgılattığı serotonin ve dopamin sayesinde yüzümüze doğal bir tebessüm kondurur. Zihni odaklar, berraklaştırır.Kakaonuzu içtikten sonra bedeninizden gelen seslere kulak verin. Hafifçe sallanmak, esnemek, belki de küçük bir dans etmek... Kakao, ruh ve beden dengesini hareketle buluşturmayı çok sever.


Kıtlık Bilincinden Bolluk ve Bereket Frekansına

Nitelikli ve gerçek kakaoya ulaşmanın günümüz dünyasında maddi bir yatırım, tabiri caizse biraz "tuzlu" olduğu bir gerçek. Ancak kakao, tam da bu noktada bize harika bir şifa kapısı aralar.Eğer kakaoya bakarken bir "kıtlık veya pahalılık" hissine kapılıyorsak, belki de kakao bize tam olarak o kıtlık bilincini dönüştürme fırsatı sunuyordur. Bolluk ve bereket evrenden bize her an akar. Biz kendimize o iki kaşıklık şifa alanını ve bütçesini ayırmaya gönüllü olduğumuzda, evren de o bereketi hayatımızda büyütür. Üstelik bunu her gün yapmak zorunda da değilsiniz; canınız ne zaman kalbiyle bağ kurmak isterse, o zaman kendinize bu hediyeyi sunabilirsiniz.


"Artık kakao olsa da olmasa da, o iki tatlı kaşığının ardındaki o kutsal alanı kendi kendine açmayı öğrendin. Bolluk da, şifa da zaten senin içinde."

Bu 4 haftalık yolculuk boyunca kendinize zaman ayırdığınız, ertelediğiniz o dakikaları kalbinize hediye ettiğiniz için kendinize kocaman bir teşekkür edin. Kakao harika bir vesile, bir köprüdür; ama unutmayın ki asıl sihir ve şifa her zaman sizin içinizde.

Şifa ve neşe dolu günlere...

SEVGİYLE

PB


Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.