30 Aug
Kendine En Son Ne Zaman 5 Dakika Ayırdın?

Bazen hayat, planladığımız büyük dönüşümlerden değil; ardı ardına gelen küçük, taze farkındalıklardan ibarettir. Bu hafta kameranın karşısına geçip içimden gelenleri, kalbime dokunanları spontanece paylaştım. Kimi zaman evdeki en eski eşyamızla, kimi zaman yıllardır kısa olan saçlarımızla ya da ruhumuzun en temel ihtiyacıyla ilgili... Hepsini bir potporide topladım, hadi gelin birlikte üzerinden geçelim.

Dünya İçin Küçük, Benim İçin Büyük Bir Adım: Saçları Uzatmak

2012’den beri hep kısa kullandığım saçlarımı şu sıralar uzatmaya karar verdim. Sadece bir imaj değişikliği değil bu benim için; eve yeni bir tarak, birkaç toka almak bile başlı başına bir deneyim. "Dünya için küçük, benim için büyük bir adım" derler ya, tam olarak öyle hissediyorum.Tam bu süreçte, eski bir öğrencimle buluştuğumuzda bana öyle bir cümle kurdu ki, içimde başka bir kapı aralandı: “Belki de bir şeylerin kalıcı olmasını istiyorsunuzdur hocam.”Düşündüm de; ben az eşya, az insan felsefesiyle yaşayan, hayatındaki her şeyi hızla dönüştüren, kullanmadığını hemen elden çıkaran biriyim. Evimde bin yıldır benimle olan tek şey enstrümanlarımdır. Dolayısıyla bu kalıcılık fikri bana hem yabancı hem de üzerine düşünmeye değer geldi. Bakalım, bu değişim bize daha nelerin anlamını açacak?

Affetmek Dediğimiz Şey: Etiketleri Soyunmak ve Nötrlenmek

Yine aynı öğrencimle sohbet ederken konumuz bu kez "affetmek" oldu. İnsan ilişkilerinde üzerimize yapıştırılan etiketlerin ne kadar ağır olduğunu fark ettim. Karşımızdaki insanı sadece o etiketle var sanıyoruz. Oysa onun geçmişten bugüne taşıdığı bir yaşamı, kendine göre bir kapasitesi var.Birini ya da bir durumu affetmek dediğimiz şey, aslında o duyguyu nötrlemek. Çünkü aksi takdirde, tuttuğumuz o öfke veya kırgınlık enerjisi insanın kendi kendini yiyen bir şeye dönüşüyor. Karşınızdakini "kapasitesi buymuş" diyerek görebilmek ve duyguyu nötrde tutabilmek, insanın kendine yapabileceği en büyük özgürlük.

Şamanik İlim ve En Temel Gerçek: Kendinle Bağlantıda Kalmak

Şamanik ilimde doğru hareket, doğru his ve doğru düşünce çok önemlidir. Bedenimde olmak, evimde olmak, ruhumla bağ kurabilmek... "Şu an neye ihtiyacım var? Nasılsın? Ne yapıyorum?" sorularını kendime sorabilmek.Ortalıkta zibilyon tane teknik, yöntem ve bilgi dolaşıyor. Ama işin özü şu: Hepsini koy kenara.Asıl en önemlisi, her gün kendine sadece 5 dakika ayırabilmek. İtiraf edeyim, bu bazen benim için bile aksayabiliyor. Öyle anlarda sallandığımı, dengemin sarsıldığını fark ediyorum. Bir bakıyorum ki kendimden uzaklaşmışım. Bütün o büyük tekniklerin, karmaşık bilgilerin ötesinde; ihtiyacımız olan şey sadece 2-3 temel şey bilmek ve o "evde olma" hissiyle kendi özümüzle buluşmak.Haftanın özeti benden böyle. Sizin de bu aralar kalbinize dokunan, "dünya için küçük, benim için büyük" dediğiniz adımlarınız var mı?


Sevgiyle

PB

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.