Hayatınızda bazı olayların sürekli tekrar ettiğini, sanki görünmez bir senaryonun kurbanı olduğunuzu hissettiniz mi? 1983 yılında CIA, bu "kurban" modundan çıkıp gerçekliği bir mimar gibi inşa etmenin bilimsel yolunu araştırdı: Gateway Süreci. Bu gizli belgeler, bilincimizin sadece biyolojik bir ürün değil, evrensel bir enerji ağıyla konuşan bir "frekans düzenleyici" olduğunu söylüyor. Bugün, bu teknikleri kullanarak kurban bilincinden çıkıp, hayatınızın kontrolünü nasıl elinize alacağınızı adım adım konuşacağız.
Kurban bilinci, beynin "asimetrik" çalıştığı bir durumdur. Sol beyin sürekli korku ve mantık üretirken, sağ beyin (sezgi) baskılanır. Bu, bir radyonun iki kanal arasında cızırtı yapması gibidir.
CIA raporunda geçen bu terimleri birer "bilinç istasyonu" gibi düşünebiliriz:
Peki, zihnimizde canlandırdığımız bir görüntü nasıl oluyor da fiziksel dünyada karşımıza çıkıyor? İşte burada CIA raporunun da altını çizdiği Kuantum Hologram Modeli devreye giriyor.1. Evren Dev Bir Kütüphane Gibidir: Hologramın en ilginç özelliği şudur: Bir hologram resmini bin parçaya bölseniz bile, her bir küçük parçada resmin tamamını görürsünüz. Yani "bütünün bilgisi her parçada saklıdır." Evren de böyledir; siz, ben ve yıldızlar aynı veri ağının parçalarıyız.2. Bilinç Bir Projeksiyon Cihazıdır: Eğer evren dev bir film şeridiyse, sizin bilinciniz o şeridi perdeye yansıtan ışık kaynağıdır.
3. "Gözlemci Etkisi" ve Maddeleşme: Kuantum fiziği der ki: "Bir atom altı parçacığa bakılmadığı sürece o sadece bir olasılık dalgasıdır. Bakıldığı (gözlemlendiği) anda maddeleşir." Siz Focus 12 derinliğinde, net bir niyet ve güçlü bir duyguyla bir hayale "baktığınızda", o olasılığı kuantum alanından çekip fiziksel gerçekliğe "çöktürürsünüz". Yani aslında bir şeyi "yaratmıyorsunuz", var olan sonsuz olasılık arasından istediğiniz versiyonu seçip görünür kılıyorsunuz.
CIA raporu, zamanın lineer (çizgisel) bir nehir değil, devasa bir blok olduğunu söyler.
Sıradan olumlamalar "İstiyorum, umuyorum" der. İleri düzey patterning ise evrensel hologramın dilini kullanır.
Peki, o eski "ben yapamam, hep benim başıma geliyor" diyen kurban yazılımını nasıl sileceğiz? Focus 10 aşamasındayken (bedeniniz tam uykudayken) şu 3 adımı uygulayın:
Bilgiyi eyleme dökmediğimiz sürece sadece "hikaye" olarak kalır. İşte frekansınızı her gün yüksek tutacak o protokol:
Uyandığınızda, telefonunuza bakmadan önce elinizi kalbinizin üzerine koyun. 5 saniye nefes alın, 5 saniye verin. Kalbinizde bir "şükran" veya "takdir" duygusu uyandırın. Bu, kalbinizin yaydığı manyetik alanı pürüzsüz bir dalgaya dönüştürür ve beyninize "Güvendeyiz, bugün yaratım yapabiliriz" sinyali gönderir.
Bir olay olduğunda kurban moduna (öfke, çaresizlik) girdiğinizi fark ederseniz durun ve şunu söyleyin: "Şu an ilkel beynim (amigdalama) kontrolü almaya çalışıyor, ama ben direksiyondayım." Bu basit farkındalık, enerjinin amigdaladan çıkıp mantıklı ve yaratıcı merkeze (Prefrontal Korteks) akmasını sağlar.
Uykuya dalmadan hemen önce Focus 12 moduna geçtiğinizi hayal edin. Bilincinizin odanın dışına, gökyüzüne, evrene yayıldığını düşünün. Bu genişlemiş haldeyken, olmasını istediğiniz hayatı sanki "şu an oluyormuş" gibi izleyin.
CIA'nın bu araştırmaları bize şunu söylüyor: Bizler bu dünyanın tozuna toprağına, genlerimize veya geçmişimize mahkum değiliz. Bizler, bu devasa enerji hologramını yöneten operatörleriz.Kendi frekansınızı yönetmeye başladığınızda, hayat "başınıza gelen olaylar silsilesi" olmaktan çıkar ve "sizin yansıttığınız bir film" haline gelir.
Direksiyona geçme vakti gelmedi mi?
SEVGİYLE
PB
İçerik yapay zeka destekli hazırlanmıştır.